ÖZEL MECİDİYEKÖY ÇEVRE HASTANESİ

Canlı Online Bağlantı

BEL FITIĞI OLAN HASTALARIN TEDAVİ AÇISINDAN DERECELENDİRİLMESİ

1) Sadece bel sorunları var (ilaç tedavisi)

2) Erken dönem geçmeyen bel ve bacak ağrıları (istirahat ve ilaçla takip yapılır. 6 haftadan uzun sürerse yeniden değerlendirilir)

3) Uzamış bulgu ve şikayetler var ama her tekrarlamada ilaç, istirahat, veya Fizik-tedavi ile rahatlıyor veya yaşamını sürdürebiliyor. MRI ile bel fıtığı tanısı konmuş. (Hasta ile birlikte karar verilir, kişi yaşamını sürdürebilir ama çözüm isteniyorsa ameliyat gereklidir)

4) Şikayetler uzun süredir var olmasına karşılık ilaç ve istirahate rağmen düzelmiyor ve MRI da fıtık var (ameliyat önerilir)

5) Şikayetlere ek olarak yapılan muayeneler sonrası sinir kesesi ve sinir kökü baskısını düşündüren bulgular var ise ve MRI da fıtık var (KESİNLİKLE AMELİYAT)

6) Ağrıları aniden geçmiş ama kuvvetsizlik sürüyorsa ki bu sinirin ağrıyı bile iletemeyecek kadar zarar gördüğünü düşündürür (ACİL AMELİYAT)

7) Ani gelişen idrar-dışkılama sorunları ve felç var (8 saat içinde ameliyat)

BEL FITIĞI NASIL TESPİT EDİLİR?

Geçmişten bu yana olan gelişmeler ile teşhis için “altın yöntem” MRI dır. (emar) Kesin teşhis onunla konduğu gibi ameliyat öncesi tüm planlama onun üzerinden yapılır. Fıtığın nerede olduğu, büyüklüğü, sinirleri nerede ve nasıl sıkıştırdığı tüm ayrıntıları ile ortaya konur. Teşhis tamamlandıktan sonra da hasta muayenesi ile yukarıda anlatılan durumlardan hangisine girdiği belirlenir ona göre tedavi seçeneği belirlenmiş olur. Bazen kararsız kaldığımız durumlarda EMG ile sinir iletimi değerlendirilerek ameliyat kararı kesinleştirilir.

 

BEL FITIĞI TEDAVİ SEÇENEKLERİ

1) İlaç tedavisi

2) İlaç tedavisi+istirahat

3) Korse (çok ağrılı durumlarda ağrı oluşturan hareketleri kısıtlamak amaçlı kısa süreli uygulanır.)

4) Fizik-tedavi, egzersiz ve dikkatli yaşam BU 4 SEÇENEK SADECE AĞRI OLAN VE SİNİR BASKISI OLMAYAN DURUMLAR İÇİN GEÇERLİDİR.

5) Ameliyat

 

BEL FITIĞINDA CERRAHİ TEDAVİ ÖZELLİKLERİ

Fıtığın kesin tedavisi çıkarılmasıdır. Diğer tüm yöntemler (ilaç, istirahat, korse, fizik-tedavi vs.) çevre dokulardaki değişiklikleri düzelterek etki gösterirler. Bel Fıtık ında hiçbir değişiklik yapamazlar. Bu etki fıtığın zararsız olduğu durumlar için geçerlidir. Ama fıtık zarar verici düzeyde ise (sinirlere baskı yapıyorsa ve onları ezecek derecede sıkıştırıyorsa) bu yöntemlerin hiçbiri sorunları gideremez. Fıtığın yok edilmesi ancak cerrahi işlem ile mümkündür. Bunlar;

1) Açık cerrahi

2) Mikrocerrahi

3) Endoskopik cerrahi’ dir.

Hangi cerrahi yöntem kullanılırsa kullanılsın, yapılanlar sinirlere baskı yapan fıtığı çıkarmak ve içerdeki fıtıklaşmaya aday diğer parçaları da çıkarmak ve bunlar yapılırken normal yapılara zarar vermemektir. Açık cerrahide yapılanda fıtığı çıkarmaktır. Amaç açısından diğer yöntemlerden bir farkı yoktur. Dezavantajı daha büyük bir yara oluşturulması, çıplak gözle çalışıldığı için de görüşün yeterli olmaması, ameliyat sırasında bir şeylerin gözden kaçması ve normal dokulara zarar verilme riskidir. Mikroskobun veya endoskobun amaç açısından bir farkı olmamasına karşın tartışılmaz üstünlükleri de buradadır. Özellikle Mikroskop ile neredeyse kılcal damar düzeyinde küçük yapılar bile görülür hale gelmekte, çıplak gözle görülemeyen veya gözden kaçabilecek ve dokular arasına gizlenmiş fıtık parçaları kuşkuya yer bırakmaksızın sınırları ile ortaya konmakta, fıtıkla birlikte içerideki fıtıklaşmaya aday diğer parçalar da tamamen çıkarılabilmektedir.

 

BEL FITIĞINDA AMELİYAT (MİKRODİSKEKTOMİ)

Bel fıtığında ameliyatları arkadan (sırt bölümünden) girerek yapmaktayız. 1-2 cm.lik cilt kesisi ile omurun yan bölümünden girilerek, hiç zarar vermeden kaslar yana çekilmekte ve omurların lamina denilen arka bölümüne ulaşılmaktadır. Mikroskop bu andan itibaren devreye sokularak bundan sonraki tüm ameliyat işlemleri mikroskop eşliğinde yapılmaktadır.İki omur arasındaki örtü (ligamentum flavum= sarı ligament) küçücük kesilerek omur içindeki sinir ve kesesinin bulunduğu kanala ulaşılmaktadır. Mikroskobun eşsiz üstünlüğü de zaten burada ortaya çıkmaktadır. Hem sinir kesesi, hem de ondan ayrılan sinir kökü ve girdiği kanal, bu yapıları besleyen damarlar, fıtık parçaları ve fıtığın kanala girdiği bölümler ve tüm bu yapıların birbirleri ile olan ilişkileri görülür hale gelmektedir. Bu çıplak gözle neredeyse mümkün değildir. Fıtık tüm sınırları ile ortaya konup uygun aletlerle çıkarılmakta, tüm kanama odaklarındaki kanamalar mikroskop sayesinde durdurulmaktadır. İki kemik arasındaki fıtıklaşmaya aday diğer parçalarda tamamen görülerek çıkarılmakta ve aynı yerde yeniden fıtık oluşma şansı en aza indirilmektedir. Sonrasında cilt içerden kapatılarak ameliyat sonlandırılmaktadır. (Hasta ameliyat sabahı aç kalır. Anestezi uzmanı hastanın anestezi alıp alamayacağına, hastanın yaşını, genel durumunu ve hastalıklarını değerlendirerek karar verir. Akciğer filmi, kan tahlilleri, kalp grafisi, ve gerekebilecek diğer araştırmaları yapılarak hastanın anestezi almasına “olur” verildiğinde genel anestezi ile ameliyat yapılır.) (eğer anestezinin etkisi geçmişse 3-4 saat sonra, ya da ertesi gün hasta ayağa kaldırılarak yürütülmekte ve evine gönderilmektedir. Her gün giderek artacak şekilde yürümesi, 2 hafta oturmaması önerilir. 5. gün banyo yapmasına izin verilir. 3. haftadan itibaren de işine geri dönebilir. Hastanın başka yerinde fıtık oluşmaması için yaşamda yapması gerekenler ve çevre dokuyu güçlendirmek için uygulayacağı egzersizler de gösterilir ve anlatılır.)

 

MİKRODİSKEKTOMİ NELER KAZANDIRIR?

Mikroskop ile her şey görülür hale geldiği için zarar verme riski en aza indirilmiş olur. Fıtık parçaları tamamen çıkartılır, kanama en az olur ve olanlarda tutulur. Sonuçta yara küçüklüğü ve kanama kontrolü sayesinde ameliyat bölgesindeki yapışıklıklar en aza indirilir. Fıtık görülerek çıkarıldığından tekrarlama şansı sıfıra yaklaşır. Açık ameliyattaki yara büyüklüğü nedeniyle fazla olan iltihaplanma riski çok azalır. Hastanede kısa kalınır ve normal yaşama 2-3 hafta gibi kısa bir sürede dönülür. Ameliyat sonrası bel ağrıları açık ameliyata göre daha az olur. Bacak ağrıları, uyuşukluklar ve kramplar ise hasta uyandığında genellikle kaybolur.